KIŞ TEMALI 20 KİTAP!

Bi Poşet Kitap | 14:38 |

Merhaba!

Bu yazıya en çok Heybemdeki Huzur’un hediyeleşme etkinliğine katılanlar mutlu olacaklar çünkü biz uzunca bir süredir "adında kış kelimesi ya da kışa dair bir imge geçen yahut kış teması işlenen bir kitap"  arıyoruz :) Ben de birçok siteye göz gezdirdim, içlerine kendi önerilerimi de ekledim ve hepsi birarada olsun diye böyle bir yazı yazmaya karar verdim. Kış deyince zaten sık sık gördüğümüz için hemen aklımıza geliveren Böğürtlen Kışı ve Kış Bahçesi’ni sıralamaya almadım. Daha çok “aa doğru ya bu da kış temalıydı” diyebileceğiniz kitapları aldım :) Ve listeye her zevke uyacak  bir şeyler eklemeyi unutmadım. Şimdi hepsinin tanıtım yazısını aşağıda bulabilir, böylece benim gibi site site dolaşıp kitap aramaktan kurtulabilirsiniz :)

1) Kürk Mantolu Madonna – Sabahattin Ali: Bu kitabı çok sevmeme rağmen kışı hatırlatıyor olmasının aklıma gelmesi için baya bir zaman geçmesi gerekti. Belki size de öyle olmuştur diye ilk sırayı ona veriyorum.
Tanıtım Yazısı:
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna"yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum."

Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.

2) İmkansızın Şarkısı- Haruki Murakami : Kitaplarının oldukça pahalı olması nedeniyle bir türlü okuyamadığım ama çok merak ettiğim bir yazardır kendisi.
Tanıtım Yazısı:
Bir yolculuk sırasında Beatles'ın "Norwegian Wood" adlı parçasını duyan kahramanımız 37 yaşındadır ve bu parça onu Tokyo'da geçirdiği üniversite yıllarına götürecektir. En yakın arkadaşının intihar edişi, geçen zamanın ardından onun kız arkadaşıyla yakınlaşması, araya giren zorunlu ayrılık ve yeni bir kız arkadaş. "İmkânsızın Şarkısı" yalın, çarpıcı ve sıcak bir aşk hikâyesini anlatıyor. Yazarı HARUKİ Murakami Japon edebiyatının aykırı, ama en çok okunan yazarı. Japon geleneklerinin dışında geliştirdiği üslubuyla adından çok söz ettiren Murakami'yi dünyaya tanıtan roman "İmkânsızın Şarkısı".

1968-1970 yılları arasında geçen olaylar, o günün toplumsal gerçeklerini de satırlara taşıyor. Ama romanın odağında bu toplumsal olaylar değil üçlü bir aşk var. Gençliğin rüzgârıyla hareketlenen "İmkânsızın Şarkısı"nı ölümle erken karşılaşan gençlerin hayatı yönlendiriyor. Hiçbir şeyin önem taşımadığı, amaçsızlığın ağır bastığı, özgür seksin kol gezdiği bir öğrenci hayatı... Ama diğer yanda da yoğun duygular var... İmkânsız aşklar, imkânsız şarkılar söyleten. Hemen hemen her Japon gencinin okuduğu roman anayurdu dışında da çok kişi tarafından sahipleniliyor.

3) Kış Günlüğü – Paul Auster: Kesinlikle merak ettiğim yazarlardan bir tanesi.
Tanıtım Yazısı:
Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster'ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış roman gibi bir yaşamdır.

Yazar bu kitabı neden yazdığını kendi cümleleriyle şöyle açıklar:

"Ne de olsa zaman azalıyor. Belki de şimdilik hikâyelerini bir yana bırakıp hayatının anımsadığın ilk gününden bugüne kadar bu bedenin içinde yaşamanın nasıl bir duygu olduğunu incelemeye çalışsan iyi olur."

4) Kış Masalı – Shakespeare:  Yine okunmamış bir Shakespeare kitabı.
Tanıtım Yazısı:

Bir oyun yazarı olarak daha çok trajedi, komedi ve tarihsel oyunlarıyla tanınan William Shakespeare yaşamının sonlarına doğru kötülük ve acıyı içerdikleri için tam olarak birer komedi sayılmayan, ama ölümle değil de bağışlama ve mutlu sonla bittikleri için trajedi de sayılamayan birkaç oyun yazdı. Kış Masalı da işte bu oyunlardan biridir. Oyunda Leontes adlı bir kral hiçbir neden yokken karısı Hermione´yi kıskanır, karısıyla tüm ilişkisini keser ve bebek yaşındaki Perdita adlı kızının, yabani hayvanlara yem olsun diye ıssız bir yere bırakılmasını emreder. Perdita´yı bir çoban kurtarır ve büyütür. Sonunda kız, babasına geri döner. Kralın uzun yıllar boyunca pişmanlıkla andığı ve öldü diye yas tuttuğu Hermione de geri döner, böylece oyunun sonunda geçmişin hataları bağışlanır.

5) Kitap Hırsızı- Markus Zusak : Bunu hala okumadıysanız okuyun lütfen, şu 20 kitaptan okuduğum nadir kitaplardan biri de bu. Ve kesinlikle öneriyorum. (Filmini ise kesinlikle önermiyorum :/ )
Tanıtım Yazısı:
"Yılın en çok beklenen kitabı. Olağanüstü… gerçekten muhteşem!"
-Publishers Weekly-

"Merak uyandıran, hayat dolu ve son derece ustalıkla yazılmış, nefes kesen bir roman; aynı zamanda harikulade ve sürükleyici."
-The Guardian-

Ödüllü yazar Markus Zusak'ın akıllara kazınacak kadar etkileyici ve şiirsel bir dille yazdığı bu roman, okuyucuya sunulan benzersiz bir hediye gibi…
"Hayatınızı böylesine derinden etkileyen başka bir kitaba daha rastlamamışsınızdır. Muhteşem!"

-GoodReads-

"Bu unutulmaz hikâye kalbinizi çalacak!"
-The New York Times-

"Güzel, felsefi bir yanı da bulunan sürükleyici bir roman...
Herkes okumalı!"

-Kirkus Reviews-

"Markus Zusak, zorlu bir konuyu ustalıkla anlatarak gerçek bir başarı yakalamış. Olağanüstü… tek kelimeyle harika bir kitap."
-The Wall Street Journal-

6) Oblomov- Ivan Gonçarov: Okumaya çalışıp yanlış zaman seçimi nedeniyle yarım bıraktığım, tekrar başlamayı düşündüğüm kitap. Kendisiyle çokça benzeşiyoruz; zira okuduğum 30 sayfa boyunca yerinden kalkmayıp düşündüğü için çok meşgul olduğunu söyler kendisi :)
Tanıtım Yazısı:
İvan Aleksandroviç Gonçarov'un tembelliğe yeni bir tanım getiren eseri Oblomov yazıldığı dönemde büyük ses getirmiş ve bir buçuk asır sonra bile tembellikten konuşurken akla gelen ilk isim olmuştur. Gonçarov'un, Oblomov'un tembelliği, miskinliği, hayalperestliği üzerinden bir ulusun içinde bulunduğu hali, mizahi bir dille anlattığı bu roman, herkesin aslında biraz "Oblomov" olduğunu anlatır okuruna. Dönemin Rusyası, Doğu ile Batı çatışması her satırda bütün berraklığıyla kendini gösterir.

Oblomov ve ondan da tembel uşağı Zahar, Rusya'yı; Oblomov'un her durumda yardıma koşan dostu Ştoltz ise disipliniyle Avrupa'yı temsil eder. Bir de Oblomov'un hiç ummadığı bir anda karşılaştığı Olga vardır. Gerçekten aşk her şeyi alt edebilir, Oblomov gibi bir adamı bile hayata döndürebilir mi?..

"Hayat bir ödev, büyük bir ödevdir. Aşk da öyle... Tanrı yaşamamı ve sevmemi istediği için yaşıyor ve seviyorum."

7)  Vahşetin Çağrısı- Jack London: Babam için tek başıma aldığım ilk ve tek Babalar Günü hediyesi olması dolayısıyla bende yeri ayrı olan kitap. Tabii Babalar Günü zannedip aceleyle hediye aldığım günün babalar günü çıkmaması da ayrı bir yazının konusu :D
Tanıtım Yazısı:
Bir çoban köpeğinini beklenmedik bir anda değişen dünyası ve içgüdülerinin çağrısıyla adım adım vahşi doğaya, benliğine kavuşmasının hikâyesi. Değişen dünyasına aklının yardımıyla ayak uydurur Buck. Güçlü olmalıdır. Zira Dyea sahilindeki ilk gün, Curly’nin ölümüyle öğrendiği bir şey vardır; ancak güçlüler ayakta kalabilir bu dünyada. Duru dili ve muhteşem gözlem yeteneğiyle Jack London, Beyaz Diş ile tamamlanacak bir döngüyü başlatıyor.

8) Narnia Günlükleri 2- Aslan, Cadı ve Dolap- C.S. Lewis: Çok sevdiğim Narnia filminin kitabıdır kendisi. Ben diğer kitap ve filmleri takip etmedim çünkü bunun büyüsünün kaybolmasından korktum. Ama bu paranoyaklıktan kurtulup en kısa zamanda kitapları okumayı düşünüyorum.
Tanıtım Yazısı:
Hikayemiz bir giysi dolabında başlıyor; çünkü o dolap olmasaydı Lucy, ne Narnia ülkesine açılan kapıdan geçerdi ne de Beyaz Cadı hakkında bir şeyler duyardı. Beyaz Cadı, kimsenin tahmin edemeyeceği kadar uzun bir süre tahtta kalmıştır. Onu tahttan indirmeye gelince, hiç de öyle kolay bir iş değildir bu.

Aslan adlı büyük kahramanın bir kez daha iş başına geçtiği duyulur. Beyaz Cadı, Edmund'u esir almıştır. Artık tek umut Aslan'dadır.

9) Kar –Orhan Pamuk:  Hala Orhan Pamuk okumamış bir insan olarak müzelik sayılabilirim :)
Tanıtım Yazısı:
Pamuk'un "İlk ve son siyasi romanım" dediği Kar, Türk edebiyatında 1990'ların siyasi atmosferini ele alan, dönemi bütün şiddeti ve çatışmalarıyla anlatan en iyi ve en iddialı romandır. Kars'taki siyasal İslamcılar, solcular, Türk ve Kürt milliyetçilerinin hikâyesini inanç, başörtüsü sorunu, askeri darbeler ve üçüncü dünyada yaşamanın öfkesi ve ümitsizliği üzerinden tartışan Kar'da Pamuk, başka romanlarında da zaman zaman gördüğümüz mizah yeteneğini bu defa sonuna kadar sergiliyor. Kar'ı, romanın yazılış ve yayımlanma süreçlerinin daha önce bilinmeyen ayrıntılarına değinen bir sonsözle birlikte yayımlıyoruz.

On iki yıldır Almanya'da sürgün olan şair Ka Türkiye'ye dönüşünden dört gün sonra, bir röportaj için Kars şehrinde bulur kendini. Ağır ağır ve hiç durmadan yağan karın altında sokak sokak, dükkân dükkân bu hüzünlü ve güzel şehri ve insanlarını tanımaya çalışır. Kars'ta ağzına kadar işsizlerle dolu çayhaneler, dışarıdan gelmiş ve kardan mahsur kalmış gezgin bir tiyatro kumpanyası, intihar eden ve türban direnişi yapan kızlar, çeşitli siyasal gruplar, dedikodular, söylentiler, Karpalas Oteli ve sahibi Turgut Bey ile kızları İpek ve Kadife ve Ka için aşk ve mutluluk vaadi vardır. Kar Türkiye'nin temel siyasi çatışmalarını anlamamız için okunması gereken bir roman.

"Kar zamanımızın okunması gereken temel kitaplarından..."

Margaret Atwood

"O ne bir ideolog, ne bir siyasetçi, ne de bir gazeteci. Orhan Pamuk büyük bir romancı."

New York Tımes

10) Altın Pusula Dizisi 1- Kuzey Işıkları- Philip Pullman: İthaki’den çıkan basımı harika görünüyor! Ama ne yazık ki bunu da okumadım.
Tanıtım Yazısı:
Bizimkine parallel bir dünyada, on iki yaşındaki didişken Lyra ile cini Pantalaimon, bildiğimiz Oxford'da farklı ama yine de tanınabilen bir oxford'da yaşar. Bir akşam, Lyra'nın amcası Lord Asriel okulu ziyarete gelir. Lyra ile cini, onun hocalarla yaptığı gizli toplantıya kulak misafiri olurlar. Lyra gizlendiği dolapta, Toz, Kuzey'de havada asılı bir şehir ve cinayetle sonuçlanan bir keşif seferi hakkında esrarengiz hikayeler dinler. Sonra arkadaşı Roger, çocuk hırsızı Gokgoklar tarafından çalınır, tekinsiz ama güzel Mrs. Coulter onu birlikte yaşamak için Londra'ya götürür. Çingenelerin kurtardığı Lyra onlarla Kuzey'e gider, zıhrlı ayılar ile Arktik'in cadı klanlarının da dahil olduğu bir savaşa karışır.

11) Kar Kokusu – Ahmet Ümit: Bu yazardan 1-2 kitap okumuşumdur; fakat bu onlardan biri değil. Yine de okuduklarımdan yola çıkarak güzel kitaplar yazdığını biliyor ve önerebileceklerim arasına koyuyorum. Ayrıca otobiyografik ögeler taşıyan romanları hep sevmişimdir :)
Tanıtım Yazısı:
Yarı otobiyografik bir roman. Sovyetler Birliği henüz dağılmamış. Türkiye'de askeri diktatörlüğün en karanlık günleri. Moskova'daki uluslararası okulda eğitim gören Türkiyeli devrimciler. Askeri diktatörlüğün istihbaratçıları onların peşinde. Ve karlar üzerinde bir cinayet. Cinayet sorgusuyla başlayan iç hesaplaşma. Hayatın anlamı nedir? Gerçeği kim temsil ediyor? Sadece Türkiye Komünist Partisi'nin değil, uluslararası devrimci hareketin bir dönemine de farklı bir bakış.
"Mehmet koruluğun sınırındaki dereye geldiğinde, Leonid yine yaklaşmıştı pencereye. Ama Mehmet onu görmedi. Gözleri geçeceği derenin üzerindeki küçük köprüye takılmıştı, yerler buzdan parıldıyordu. Köprüye doğru bir adım atmıştı ki, ayağı kaydı. Düşmekten son anda tahta korkuluğa tutunarak kurtuldu. Doğrulup yeniden yürümeye başlayacaktı ki, arkasında birinin varlığını hissetti. İrkilerek başını çevirmeye çalıştı ama geç kalmıştı; derinden gelen bir ses duydu, aynı anda sırtında şiddetli bir darbe hissetti; hızla öne savruldu ama elleri hâlâ korkuluklarda olduğu için yere düşmedi. Başını çevirip vuranı görmek istedi, başaramadı. Bakışları usulca aşağı, göğsüne kaydı, hiçbir şey göremedi. Ama sırtındaki ağırlık hissedilmeyecek gibi değildi. Birkaç saniye ayakta kaldı, başı dönüyor, kusmak istiyordu. Engellemek istedi, başaramadı, ağzından koyu bir sıvının boşaldığını fark etti. Elleri korkuluktan çözüldü, yüzüstü yere yıkıldı. Düşerken başını köprünün buzlanmış tahta döşemesine çarpmıştı, ama hiç acı duymuyordu. Yalnızca hızla uzaklaşan birinin ayak seslerini işitti."

12) Uğultulu Tepeler- Emily Bronte: İşte bu tam 8 yıl önce oturup bir günde bitirdiğim ve çok sevdiğim bir kitaptı. Gerçi sonradan kitabı tavsiye ettiğim arkadaşlarım pek de beğenmediler belki de sorun bendedir :) Ayrıca filmini izlerken tam arkadaşımla güldüğümüz sırada filmdeki kadının “sakın gülmeyin!” sözüyle de tüyleri diken diken etmiştir.  Şu günlerde tekrardan okumayı düşünüyorum çünkü kitabı çok sevdiğimi bilen arkadaşım bana doğum günümde hediye etti :)
Tanıtım Yazısı:
İngiliz edebiyatının önemli eserlerinden biri olan ve ihtiras dolu bir aşk hikâyesini konu alan Uğultulu Tepeler, 19. yüzyılın başlarında İngiltere'de yaşamış zengin Earnshaw ailesinin kızı Catherine ile ailenin evlatlığı Heathcliff arasındaki sancılı aşkı şiirsel bir dille anlatıyor.
Aşkın hiç bitmeyecek bir nefrete dönüşmesine şahit olduğumuz bu roman, intikam duygusunun insanı kör ederek ne denli yıkıcı olabileceğini büyüleyici bir kurguyla gözler önüne seriyor.
Emily Brontë'nin tek romanı olan ve dünya klasikleri arasında önemli bir yer edinen Uğultulu Tepeler, yazarın eşsiz anlatımı ve karakterlerin iç dünyalarını aktarmadaki ustalığıyla yıllardır severek okunan bir kitap olma özelliğini günümüzde de sürdürüyor.

13) Bahar Karları – Yukio Mişima: Japonları ve onların yazdıklarını seviyorum arkadaşlar! Okumasam bile bir sempatim var umarım güzeldir :)
Tanıtım Yazısı:
..."Bahar Karları" yazarın "Bereket Denizi" adlı dörtlemesinin ilk kitabı. Yapıtları "Proust", "Gide" ve "Sartre"ın yapıtlarıyla karşılaştırılan, cesaret ve erkeksi niteliklerle olan tutkusyla Hemingway'e benzetilen Yukio Mişima, bu kitabında 1912 yılında Tokyo'da İmparatorluk Sarayının köklü soylu sınıfının kapalı çevresinde, sırtlarında geleneğin ağır yükünü taşımayan zengin ailelerin, paraları sayesinde toplumsal ve siyasal güç aramalarını anlatır...
14) Buz Gibi Soğuk – Tess Gerritsen: Yine okumadığım fakat Tess severlerin hoşlanacağını düşündüğüm bir kitap.
Tanıtım Yazısı:
Temposu son sayfaya kadar düşmeyen, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız, gerilim yüklü bir roman.
Tess Gerritsen yine kaleminin ve kurgusunun gücünü kanıtlıyor.
Bir tıp konferansı için Wyoming'e giden adli tabip Maura Isles, hafta sonunu arkadaşlarıyla birlikte bir kayak merkezinde geçirmeye karar verir. Ancak korkunç kar yağışı altında araçları devrilir ve ıssız dağ yolunda mahsur kalırlar. Yürüyerek ulaştıkları on hanelik köy ilk bakışta tamamen terk edilmiş gibi görünse de, sofralarda dokunulmadan bırakılmış yemekler, garajlardaki arabalar, ölüme terk edilmiş evcil hayvanlar burada bambaşka, esrarengiz olayların yaşandığını düşündürmektedir.

Maura'dan haber alamayan ve onun peşinden bu köye gelen dedektif Jane Rizzoli, arkadaşının izine rastlayamasa da karların altında tüyler ürpertici bir başka gerçeği keşfeder.
Buz Gibi Soğuk temposu son sayfaya kadar düşmeyen, bitirmeden elinizden bırakamayacağınız, gerilim yüklü bir roman. Tess Gerritsen yine kaleminin ve kurgusunun gücünü kanıtlıyor.

15) Palto – Gogol: “Hepimiz Gogol’un paltosundan çıktık!” mottosunun kaynağı olan kitaptır.
Tanıtım Yazısı:
"Önüne ne pahasına olursa olsun ulaşacağı bir hedef koyan insanlar gibi kendini şimdiden daha hayat dolu hissediyor, karakteri güçleniyordu. Yürüyüşünde ve hareketlerinde kararsız ve ikircikli ne varsa gitmiş, gözlerinde yeni bir ateş parlamaya başlamıştı. Hatta en cüretkar hayallerinde bazen paltosuna sansar kürkü bir yaka diktirmeyi bile kurar olmuştu."

"Küçük adam"ın çektiği sıkıntılar, maruz kaldığı eşitsizlik ve acılar bu uzun öykünün başkahramanı Akakiy Akakiyeviç'in hayatı üzerinden yalın bir gerçekçilikle anlatılıyor. Böylesi bir anlatım, her ne kadar dönemin Çarlık Rusya'sında büyük tepki alsa ve Gogol, Rus insanını aşağılamakla suçlansa da, Rus edebiyatında büyük bir çığır açıyor. Elinizde tuttuğunuz bu muhteşem eseri daha önce yayınlanmış örneklerinden farklı kılansa, otuzdan fazla kitapta imzası olan ödüllü çizer Noemí Villamuza'nın büyüleyici çizimleri.

"Hepimiz Gogol'un Palto'sundan çıktık."
Dostoyevski

"Gogol'un Palto'da sergilediği sanat, paralel doğruların kesişmekle kalmayıp, solucan misali kıvrılabileceklerine, karmakarışık hale gelebileceklerine işaret eder."
Vladimir Nabokov, Nikolay Gogol

16) Şato – Franz Kafka: Ruh ikizim ve önceki yaşamımdaki kişiliğim olduğunu düşündüğüm Kafka’nın hala okumadığım kitabı. E önceki hayatımda ben yazdıysam okumama ne gerek var diye düşünmüş olamaz mıyım :)
Tanıtım Yazısı: “İthaki olsun 3 kuruş fazla olsun” sloganım gereğince ithaki basımının tanıtım yazısını ekliyorum.
İthaf ya da neden yeni bir çeviri?
"… uğraşına tam anlamıyla gönül vermiş çevirmen, yabancı dilde okuduğu bir yazara ve yaratısına bir kez vurulmayagörsün; ondan sonra o yazarı -daha önce başkaları tarafından kaç kez çevrilmiş olursa olsun- bir de kendi anlatmak, o çevirmen için tam bir tutkuya dönüşür. Bu tutku, hiçbir zaman kendi yapacağı çevirinin öncekilerden üstün olacağı inancından kaynaklanmaz - belki kaynaklanmamalıdır da."
Ahmet Cemal, Ekim 1986 tarihli, Dönüşüm çevirisine yazdığı önnotunda, neden "yeni bir çeviri" sorusunu çok vazıh bir biçimde yanıtlar. İçten ve yalın bir dille, "tutku" kavramıyla açıklar bu girişimi. Gerçekten de öyle, Kafka bir tutkudur.
Peki bir yayıncı için durum farklı mıdır? Sanmıyorum. Kendi erken ve yetersiz okumalarım sonrasında dehasına hayran olduğum yazarların başında gelir Kafka! O tüm bir yazın tarihinin en güçlü ve en trajik yazarlarındandır kanımca hattâ en güçlüsüdür. Ve daha ilk okuduğum günden beri aklımda gezdirdiğim ve yayıncılığa başladığım ilk günden bu yana da sürekli yayımlamayı tasarladığım dâhi yazarımdır benim. İşte bir yayıncı olarak beni yeni bir çeviri yayımlamaya iten saik de salt budur zaten, Kafka'ya olan büyük hayranlığım, tutkum ve bağlılığım.
Kafka'nın sanatı ulaşılması zor bir ufku işaret eder, alımlanmasıyla ilgili kimi yanılgıları da göz ardı edersek, o sanatıyla çoktan ebedileşmiştir. Trajik olansa, böylesi bir dehanın vasiyetinde tüm yapıtlarının yakılmasını talep etmiş olmasıdır.
Bu dizimizi, bu trajik isteği yerine getirmeyerek Kafka Külliyatı'nı bize ve insanlığa kazandıran Max Brod'a ithaf ediyoruz…
Ahmet ÖZ

17) Orlando – Virginia Woolf: Bu ikisi neden arka arkaya geldi ki! Şimdi Woolf da ruh ikizim desem inanmayacaksınız -_-
Tanıtım Yazısı:
Virginia Woolf'un romanları arasında Orlando, her türlü olabilirliği ve gerçekliği dışlayan, fantastik öğelerle bezenmiş konusu, coşkulu, abartılı, mizah yüklü anlatımıyla özgün bir yere sahiptir. İngiltere'nin en soylu ve nüfuzlu ailelerinden birinin tek mirasçısı olan olağanüstü güzel, duyarlı, şair ruhlu Orlando, serüven dolu yaşantısına Kraliçe I. Elizabeth'in gözdesi ve haznedarı olarak başlar. Arayışlar içinde geçen inişli çıkışlı dört yüz yıllık yaşamının orta yerinde büyük bir dönüşüme uğrar. İstanbul'da II. Charles'ın elçisi olarak bulunduğu sırada mucizevi bir biçimde kadın olur. Bir süre Bursa dolaylarında Çingeneler arasında doğayla iç içe yaşar. Yeni kimliğiyle İngiltere'ye döndüğünde 18. yy edebiyat çevrelerinin ünlü nüktedanları arasında can sıkıntısından patlar, 19 yy'ın kadınlara biçtiği rolün içinde boğulacak gibi olur. Ancak aykırı, enerjik, sorgulayan kişiliğinin yardımıyla tüm toplumsal değişimlerin ve kendi yaşamındaki büyük dönüşümün üstesinden gelmeyi başarır. Romanın sona erdiği 1928 yılında olanca boyun eğmez çağdaşlığıyla dimdik ayaktadır...

18) Karanlık Zihinler 2- Buz Kapanı -  Alexandra Bracken: İlk kitabı hala kitaplığımda sürünüyor. Çünkü birincisini 9,90’ a aldığım için ikincisini de 9,90’a alacağım günü bekliyorum. Bu arada bu kitabı da aklıma getiren 1000Kitap’tan dostum Yasemin Aydın’a ve bana yanıt verme inceliğinde bulunan herkese teşekkürler!
Tanıtım Yazısı:
Kabullen, uyum sağla, harekete geç. Turuncu… lider… roo… Herkes farklı bir şekilde sesleniyor bana. Oysa bir tek ben gerçekte ne olduğumu Biliyorum: bir canavar. Ve şimdi beni bekleyen zorlu bir görev var: Virüsün kaynağını açık eden çok gizli Bir bilgiye ulaşmak… Ve bu… bir zamanlar bana nefesim kadar yakın olan birinin ellerinde… Şimdi bir tercih yapmak zorundayım. Ya kalbimi özgür bırakacak ya da Karanlık zihinleri aydınlığa Kavuşturacağım…
"Bu kitap, distopya okuyucuları için bir baş ucu kitabı olacaktır."
-School Library Journal-
"Baş döndürücü bir aksiyon ve heyecan dolu bir macera. Bir sonraki kitabı okumak için sabırsızlanacaksınız."
-Publishers Weekly-
"Bracken'ın bu sürükleyici ve tüyler ürpertici distopyası hafızalarınıza kazınacak."
-Kirkus Reviews-

19) Küçük Bir Kış Masalı – Maeve Binchy: Yine hiç okumadığım yazarlardan ama kapağı çok güzel değil miymiş :)
Tanıtım Yazısı:
Stoneybridge, herkesin birbirini tanıdığı İrlanda'nın batı kıyısında küçük bir kasaba. Chicky Starr, rüzgârlı Atlantik Okyanusu'na bakan kayalıklar üzerinde eski bir malikâneyi alıp orayı otel yapmaya karar verdiğinde, herkes onun deli olduğunu düşünür. Ama Chicky kararlıdır ve yeğeni Orla ile arkadaşının oğlu Rigger'ın yardımıyla, "Küçük Bir Kış Masalı" adını verdiği; sıcak, konuksever bir ev ile kilometrelerce uzanan bir kumsal, kayalıklar ve yabanıl kuşlar, uzun yürüyüşler, doğayla baş başa, huzurlu bir tatil vadeden otelini açar. Sonrası artık umut etme ve hayata tutunma öyküsüdür; hem Chicky, hem de konukları için… Maeve Binchy, Amerika'da star hayatından sıkılan ünlü bir oyuncuyu, hayallerinin peşinden gitmek yerine aile şirketinin başına geçen bir İsveçliyi, müstakbel kayınvalidesiyle tatil yapmak zorunda kalan bir hemşireyi, tanık oldukları ölümlerin etkisinden kurtulamayan bir doktor çifti, yeni emekli olmuş huysuz bir öğretmeni, altıncı hissiyle geleceği gören bir kütüphaneciyi kışın bir haftalık tatilde bir araya getiriyor ve bize "Her hayat bir roman" dedirten muhteşem bir öykü sunuyor.

20) Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu – Italo Calvino: Seni de çok okumak istiyorum be :/
Tanıtım Yazısı:
"Italo Calvino'nun Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu adlı yeni romanını okumaya başlamak üzeresin. Rahatla. Toparlan. Zihnindeki bütün düşünceleri kov gitsin. Seni çevreleyen dünya bırak belirsizlik içinde yok oluversin" cümlesiyle başlayan, Calvino'nun yazarlık dehasını konuşturduğu, Calvino'nun Calvino'yu okuduğu, okurluk ve yazarlık üzerine bir başyapıt olan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu, ilk kez özgün dilinden yapılan çevirisiyle Türkçede... *
*YKY tanıtım yazısı

Evvet benden bu kadar :) İçlerinden okuduklarınız ya da “bak bu da kış kitabı bunu unutmuşsun” dedikleriniz varsa lütfen benimle paylaşın. Hepinize keyifli okumalar!

DUYURU!
Bu arada etkinlikle ilgili olarak Heybemdeki Huzur'un şöyle bir fikri var ki herkes okuduğu kitapları yorumlasa sonra da hepsini biraraya toplasak çok güzel olmaz mı! Sağolsun bu fikrinin telifini de bana verdi :) Yani etkinliğe katılanlar kitaplarını okuduktan sonra yazdıkları yorumların linkini biposetkitap@gmail.com adresine gönderirlerse çok mutlu olurum. Böylece hepimizin yazısını tek bir postta toplayabiliriz ^^

74 yorum:

  1. Harika bir liste olmuş, cidden büyük zahmetten kurtardın beni :D Uğultulu Tepeler konusunda kesinlikle sorun sende değil, ben de bayılıyorum o kitaba. Yukarıdaki birkaç kitap çok ilgimi çekti, mesela İmkansızın Şarkısı'nın kapağı ne harika öyle! Kitap Hırsızı'nın filmini izlemiştim önceden ama hiç hatırlamıyorum neyse ki, onu da mutlaka okumak istiyorum. Narnia'nın kendisi nedense bana kışı hatırlatıyor. Sanırım ilk filmden kaynaklanan bir şey. Lucy'nin Narnia'ya ilk gidişi filan...:D http://img-10.onedio.com/img/719/bound/2r0/54a6c05577fd2d1323c3477c.gif

    YanıtlaSil
  2. Şahane bir liste olmuş bu.. Emeğinize sağlık, notlarımı aldım bile...

    YanıtlaSil
  3. Gözde Türker
    Teşekkürlerr beğenmene sevindim^^ Uğultulu Tepeler'i dünyada seven tek kişi olsam bile sevmekten vazgeçmeyeceğim zaten sanırım ( uvv bu çok iddialı oldu) :D İmkansızın Şarkısı ve diğer tüm Murakami kitaplarını istiyoruuuumm!! Özellikle de şu yeni çıkan Uyku. Neden hiç ucuzlamıyor :( Gife bayıldım bu arada :)

    YanıtlaSil
  4. İstanbul Hanımefendisi
    Teşekkürlerr, ben uğraştım siz uğraşmayın dedim :D

    YanıtlaSil
  5. bu yazına bayıldım. kış günlüğü yeni okudum. güzel. oblomov güzel. kitap hırsızı çok ama çok güzel. woolf çok severim. uğultulu tepeler çok güzel yaaa :) şato okudum ama çok ağır yaa :)

    YanıtlaSil
  6. deeptone
    deep beni ihmal ettiğini düşünmeye başlamıştım o kadar alışmışım ki :( iyi ki çekilişte bana falan çıkmamışsın deep sana kitap almak hayli zor olacakmış :D

    YanıtlaSil
  7. Şahane bir kış kitap kataloğu olmuş... Okunacak kitaplarım bittikçe bu yazıya tekrar tekrar dönüp bakacağım... Kürk mantolu madonna favori kitabımdır. Çok severim... Buz kapanı şahane bir distopya serisi, üçüncü kitabı heyecanla bekliyorum... Franz Kafka favori yazarımdır 'Milena'ya Mektuplar' beni benden alan kitabıdır. Orhan Pamuk cık okuyamıyorum:)) Kitap Hırsızı'nın filmini izlemiştim. Muarakami'yi seninle aynı neden dolayı hiç okumadım. Hatta dün bir arkadaşıma Murakami kitapları neden bu kadar pahalı? Bir türlü elim gitmiyor almaya didiydim. Listende okumadığım kitapları mutlak okuyacağım. Teşekkürler... Facebook sayfamız 'Blogger Kulübü'nde yazını paylaştım... Sevgiler...

    YanıtlaSil
  8. Persephone
    Ne çok ortak yönümüz var :D Milena'ya Mektuplar benim de favorilerim arasında, gerçi bütün kitapları favorilerim arasında ama en çok o :) Kitap Hırsızı'nın filminden ziyade kitabı benim için çok değerli kesinlikle okumalısınn :) teşekkürlerr^^

    YanıtlaSil
  9. Muhtese bir yayın olmus..bazı seckılerın hem benim okuma listemde hem de alabileceklerim arasındaydı... sayende lısteme yenılerını de ekledm co mutlu oldum
    sevgler
    www.obiranne.net

    YanıtlaSil
  10. Çok güzel kitaplar içlerinden bir kaçini okuma sansim oldu. Kürk mantolu madonna aklimda ne zamandir türkiyeden misafir gelirse siparis vermek üzwre liste yapiyorum amazondan türkce kitap siparisi çok pahali oluyor.

    YanıtlaSil
  11. müthiş bit liste hazırlamışsın bu kitapları bi poşete doldurup uzaklaşcaksın şehirden hepsini okuyup öyle döneceksin :)

    YanıtlaSil
  12. Amazing post dear! You have a wonderful blog:)

    www.bloglovin.com/blog/3880191

    YanıtlaSil
  13. Müge Ç.
    Çok teşekkürler, ben de aklımda olmayan kitapları da bu sayede fark etmiş oldum hem size hem bana yaradı ^^

    YanıtlaSil
  14. D. Soygul
    Madonna'yı kesinlikle okumalısın! yurtdışında Türkçe kitap almak zor olabilir tabi haklısın :/

    YanıtlaSil
  15. Esmanur Yüksel
    Aynen yaa bi bavula doldurup kaçıp gidesim var :)

    YanıtlaSil
  16. Irene Thayer
    oh, thanks dear! :)

    YanıtlaSil
  17. Çok güzel ve kullanışlı bir post olmuş. Ellerine sağlık :)

    YanıtlaSil
  18. Tanıtımlar için teşekkürler hepsi de okunası kitaplar birini seçip okumak isterşm sevgiler

    YanıtlaSil
  19. Oblomov en en sevdiğim kitaplardandır... Uğultulu Tepeler de öyle. Emeğine sağlık çok özel bir liste olmuş.

    YanıtlaSil
  20. Özgen
    Kitap Hırsızı ya da Uğultulu Tepeler'le başlayabilirsin :)

    YanıtlaSil
  21. Kalemderi
    Huhhuu Uğultulu Tepeler sevenler çoğalıyorr!! :) Oblomov'u kesinlikle tekrar okuyacağım, teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  22. Emeklerine sağlık. Çok işlevsel ve kaliteli bir yayın olmuş. Blogumda da bu yayınından ve etkinlik düşüncemizden söz edeceğim :) Sana aldığım kitabın ilgini çeken kitaplar listesinde bulunmasına sevindim :):) Henüz Orhan Pamuk okumamış olan bir müzelik daha var burada lütfen :) Bahar Karları da çok naif geldi isim olarak. Bu listeden okuyacağım çok kitap olacak bu kış vesselam :)
    Not: Fincanın küçülmesine çok sevindim :)

    YanıtlaSil
  23. Heybemdeki Huzur
    ayy çok merak ederim ben şimdi amaa :) Bahar Karları bana da çok naif geldi hoş bi ismi var^^ ahahah fincanla imtihanınız bitti sonunda demek :D

    YanıtlaSil
  24. Harika bir liste olmuş . Gözden kaçırdığım kitapları bu sayede yakaladım ☺

    YanıtlaSil
  25. Salam bloguna xoş gəldim :))) Bu qədər çox kitab yazısı bir yazıda toplanıb. Sevdiyim yazıçıların da kitabları var. Jack London un ən sevdiyim Martin İden nini oxumamısınızsa oxuyun. Mən çooox bəyənirəm. (Haqqında blogumda yazım var istəsəniz ;)) Sabahattin Alinin içimizdəki şeytan kitabını oxuyuram sanki bəzi yerləri mən düşünmüşəm kimi hissini verir. Tam kitabı bitirməmişəm ancaq şimdilik çox bəyənirəm. Kürkpaltolu madonna nı da bu kitabdan sonra oxumaq istərdim. Kafka və Jack Londonun kitabları da diqqətimi çəkdi sevdiyim yazıçılardandırlar deyə mütləq bu kitablarını da oxuyacam. Qışı sevən biri olaraq bu kitabları qışda oxumaq daha da maraqlı olacaq. :)

    YanıtlaSil
  26. Güzel bir post olmuş :)
    Ellerine emeğine sağlık...

    YanıtlaSil
  27. Konu kitap olunca dipsiz kuyu gibi oluyor zihnim, biraz daha biraz daha biraz daha bilgi..derken seni keşfetmek ne güzel. Kitapların pek çoğunu okumuşum, yorumlarına bayıldım.Şimdi Uğultulu Tepeler var elimde.Ne diye Aşk ve Gurur'la bir bağlantı kurarım aralarında bilmem ama keyifle okuyorum şimdilik. Şahane bir yelpaze sunmuşsun vallahi çok beğendim.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  28. Nilüfer Akdemir
    Beğendiğine sevindim teşekkürlerr^^

    YanıtlaSil
  29. Nana Happy
    Salam, xoş gelmisen! Martin İden'i oxumaq isteyirem :) İçimizdeki Şeytan ve Kürkpaltolu Madonnanı da çox sevirem hamı oxumalı :) Kafka menim eşqimdir axı ^^

    YanıtlaSil
  30. esra hanesus
    Çok teşekkürlerr :)

    YanıtlaSil
  31. Kadriye Zihni Erdem
    beni çok mutlu ettiniz teşekkürlerr :) bakalım Uğultulu Tepeler'i siz beğenecek misiniz :)

    YanıtlaSil
  32. Ben zaten gelenlerden kitap nazar boncugu bi de hacibekirden akide sekeri istiyorum 😊😊😊

    YanıtlaSil
  33. D. Soygul
    yaa harikasın daha ne olsun :)

    YanıtlaSil
  34. En sevdiğim kitaplardan biri Kürk Mantolu Madonna. Blogunuzu takibe aldım bende beklerim sevgiler http://betulunsirlari.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  35. 3K etkinliğine katılanlar için gerçekten faydalı bir yazı olmuş. Emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
  36. Betül ile Moda,Kozmetik ve Yaşam
    Benim de öyle, teşekkürlerr^^

    YanıtlaSil
  37. şule uzundere
    Beğenmenize çok sevindimm :)

    YanıtlaSil
  38. Kürk Mantolu... bana sonbaharı çağrıştırır aslında.Narnia yazın okumuş olsamda tam kış kitabı herşeyiyle,,Altın Pusula okumamış olsamda bu yazıdan sonra bana göz kırptı ee önümüz kış :) Kitap Hırsızı benim geçen yılın favorileri yazımda da vardı.Muhteşemdi.Filmini de beğendim aslında ben.Favori sahnemde başlangıcı kar tren ve azrailin konuşması :)

    YanıtlaSil
  39. gökhan tezcan
    aa gökhan sonbaharda manto mu giyilir trençkot falan giyilir :D (yazar burda paçayı sıyırmaya çalışmakta) kitaptan sonra filme gıcık oldum ben aynı duyguları hissedemedim fazla kesikti :/

    YanıtlaSil
  40. ooo bizim dildə də danışa bilirsən əla ;)

    YanıtlaSil
  41. ya senin bütün yazıların güzel ama bu var ya nefis nefis :)

    YanıtlaSil
  42. Merhabalar....
    Bende bütün arkadaşların yorumlarına katılıyorum. Çok faydalı bir paylaşım olmuş. Ben özellikle sevgili Pinuccia'nın okuma şenliğinde mevsimler ile ilgili kitap kategorisinde zorlanıyordum ama artık kış okuma şenliğinde hiç zorlanmayacağım :)
    Blogunu tam inceleme fırsatım olmadı ama umarım diğer mevsimler içinde birer postun vardır yada hazırlarsın :)
    Sevgilerimle ...

    YanıtlaSil
  43. Kış için biçilmiş kaftanlar gerçekten :D Birkaçını okudum ben de ama hepsini okumalı :)) Oblomov biraz yavaş akar ama çok güzeldir :D Uğultulu Tepelere ben de bayılırım ve Narnia'nın filmleri muazzamdı gerçekten. Kitaplarını okumadım ama :))

    YanıtlaSil
  44. Nana Happy
    elbette danışa bilerem :) ferqi yoxdu ^^

    YanıtlaSil
  45. deeptone
    ay teşekkürler deep <3

    YanıtlaSil
  46. gülay Cansever
    Teşekkürler, ben de öyle etkinliklerde bu konuda fazlasıyla zorlanıyordum başkaları zorlanmasın dedim :) henüz diğer mevsimlerle ilgili yok ama yapabilirim tabii ^^

    YanıtlaSil
  47. Kağıt Salıncak
    benim de hepsini alıp okuyasım var :) ben yavaş akan kitapları severim aslında ama yoğun bir zamanıma denk gelmişti :(

    YanıtlaSil
  48. Kürk Mantolu Madonna'yı bende geçtiğimiz günlerde satın almıştım. :) Güzel bir kitaba benziyor, ilerleyen günlerde okuyacağım. :)

    YanıtlaSil
  49. Mustafa Alnıak
    okuduktan sonra yorumlarınızı benimle de paylaşın lütfenn^^

    YanıtlaSil
  50. Yaptığın yorumdan sonra ilk yazına ve şuna bakıyorum da gerçekten yol katedilebildiğini görüyorum. Emeğine sağlık cidden uğraş gerektiren bir listeleme olmuş tüm kitapları bende bir köşeye not ettim en azından bir kaçını bu kış okuyabilirim diye düşünüyorum :)
    Sevgili takipçilerini de kendi bloguma davet ediyorum http://www.visnelikiraz.blogspot.com.tr/

    YanıtlaSil
  51. Visnelikiraz
    Birinin böyle bir karşılaştırma yapması çok hoşuma gitti gerçekten, teşekkürler^^ benim bile aklıma gelmemişti ilk yazımla kıyaslamak :) okudukça bizimle de paylaş lütfen :) vişne-kiraz tadında bu blogu takip etmelisiniz bence de :)

    YanıtlaSil
  52. Narnia nın filmlerini izlemiştim. Kitabı da mı varmış!? Alıp okumam lazım..:D

    YanıtlaSil
  53. Mrs Soda
    Kitabı olduğunu öğrendiğimde verdiğim ilk tepkinin aynısı :D

    YanıtlaSil
  54. Tekrar , yeniden merhaba :)
    Bayıldım...
    Listenizi çok sevdim. Birkaç kitap var seve seve okuduğum...
    Dikiş bloğundan sonra açtığım yeni bloğumda da szi görmek mutlu edecek beni.
    Sıcacık bir yürekle geçireceğiniz, güneşli bir kış dilerim :)

    YanıtlaSil
  55. Samime Bisi
    merhabaa :) tabii ki hemen bakacağım oraya da^^ çok teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  56. aklıma bir fikir geldi ama malum ancak dönüş yapıp yazmak için fırsat buldum :)
    Aslında keşke bizde bu postun altına kış ile ilgili bildiğimiz kitapları yazsaydık. böylece liste uzayacak:)
    Ben hemen ekleme yapmak istiyorum ..
    Ursule LeGuin - Karanlığın Sol Eli
    Ursula LeGuin - Mülküszler
    Sarah Jio - Böğürtlen Kışı.
    şimdilik aklıma gelenler bunlar. Birde bu listeyi blogumda paylaşmak isterim :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bence harika olur :) zaten benim de aklıma birkaç kitap daha geldi sonradan :) paylaşabilirsin de tabii :)
      Beyaz Geceler-Dostoyevski 'yi de eklemiş olalım hem :)

      Sil
  57. ben de not aldım bu listeyi, okuduklarım var içinde tabi ki. Çok sevgiler;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. umarım diğerlerini de keyifle okursun, teşekkürler :)

      Sil
  58. Yazılarını çok çok beğeniyorum, kışın gerilim okumayıda çok seviyorum bu listede 1 kişi daha olmalı bence jean christope grange Bana soğuğu kışı çağrıştıran yazarlardan:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa çok mutlu oldumm :) onu da eklemiş olalım o zaman :) yakın zamanda listeyi güncelleyebilirim, o zaman onu da içine alayım :)

      Sil
  59. Liste çok güzel Kürk mantolu maddonna yı kütüphane de bir oturuşta bitirdim ve ağladım falan böle insanların içinde :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hemen bitiyor di mii :) ben ağlayamıyorum ama gözlerim yaşarmıştı ne yalan söyliym :)

      Sil
  60. Hiçbirini okumamış olduğum gerçeğiyle yüzleşmek sarstı beni. Çünkü ben çok kitap okuduğumu sanan biriyim. Orhan Pamuk bende okumadaım. Birlikte müzeliğiz:)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de içlerinden çok azını okudum maalesef, olsun ömrümüz el verdiğince okuruz inşallah :)

      Sil
  61. Heyy bu harika olmuş. okumadıklarım çoğunlukta ama :(

    YanıtlaSil
  62. Bi kardeş hani şu İMKANSIZIN ŞARKISI var ya okudum ,okuma boşver...Kitap beni sıktı. Aynı yerde, aynı olaylar içinde dönüp durdu başım döndü.Dili güzel tasvirleri güzel fakat çok fazla cinsel içerikli.Ergen insanların cinsel deneyimlerini anlatan bir kitap gibi olmuş.Bu cinsellik naif,güzel tasvir edilmemiş;kaba ve duygusuz anlatılmış.Kahramanlar bile bu duygusuz cinsellikten rahatsız olmuşlar da ,sonunda hep pişmanlar.Cinsel temalalı olupta ;hiç sıkmayan insanın duygularını incitmiyen kitaplarda var .Örneğin julie garwood kitapları gibi.İlla da böyle bir kitap okumak istiyorsanız onun kitaplarını tercih edin.Hani sen merak ediyormuşsun ya kitabı ,ondan ötrü yazdım yorumu mu:))))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa öyle hayal etmemiştim ben ne biliym adı çok güzel falan ya :/ kalsın o zaman o öyle :( yorum için teşekkürler :)

      Sil
  63. Gözdenin ve senin bloglarinuz sayesinde kitap okuma hizimi artirarak baslicam bu yila bide dr cok guzel bir kampanya yapmus bende hizimi alamadim birsuru sipariş verdim bile:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yaa çok sevindim bu sözüne :) ah şu kampanyalar! battım battım onlar yüzünden :D

      Sil
    2. Aynen bende 1 alacaksam 5 aliyorum kampanya olunca ama kitap olunca durum farkli ozaman boşa gitmediginden eminim gercekten is guc derken kitap okuma durumum epey sekteye ugramisti amabeni tekrar heveslendirdiniz o yuzden tesekkur ediyorum bu yila en az 50 adet hedef koydum bakalim

      Sil
    3. ben de 50 hedef koydumm hadi bakalımm faytinggg :)

      Sil

Blog / Site linki içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım: Zuri