1Q84 – HARUKİ MURAKAMİ KİTAP YORUMU

Bi Poşet Kitap | 17:29 |

KÜNYE:

Adı: 1Q84
Orijinal Adı: 1Q84
Yazar: Haruki Murakami
Çeviren: Hüseyin Can Erkin
Yayınevi: Doğan Kitap, 10. Baskı-2015
Sayfa Sayısı: 1256


Alıntılar:

-“Elbette” dedi Aomame. Adam haklıydı. Tek bir kütle, tek bir zamanda, ancak tek bir yerde olabilirdi. Einstein ispatlamıştı. Gerçek daima soğuk ve ebediyen yalnız başınadır.

-Küçük nüanslar bile, bir cümleyi yaşattığı gibi, öldürebilir de.

-“Kötü anlamda söylemedim” dedi Öğretmen. “Bir şey gibi olmamak, asla kötü değildir. Henüz bir çerçeveye sıkıştırılmadığın anlamına gelir ne de olsa.”

-Öyküler ormanında olgular arasındaki ilişki ne kadar açık seçik olursa olsun, net yanıtlar bulmak mümkün değildi. Öykünün rolü, kabaca söylenecek olursa, bir sorunu başka bir şekle dönüştürmekti. Bu hareketin niteliği ve yönü sayesinde, yanıt öyküde ortaya çıkıyordu. Tengo gerçeklik dünyasına, elinde bu yanıtla dönüyordu. Anlaşılmaz bir büyünün yazıldığı bir kağıt parçası tutarmış gibi. Kimi zaman bu büyü yetersiz kalıyor, gerçeklik dünyasında hemen işe yaramıyordu. Fakat içinde olasılıklar barındırıyordu. Bir gün o büyüyü çözebilirdi. Bu olasılık, Tengo’nun yüreğinin derinliklerine işleyen bir sıcaklık haline geliyordu.

-Aomame sık sık, kendi kendine bir insanın özgürlüğünün nasıl bir şey olduğunu sorardı. İnsan bir kafesten kurtulsa bile, çıktığında kendini bulduğu yeni yerin aslında daha büyük bir kafes olması olası mıydı acaba?

-Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir.

-Yapanlar bir mantık uydurarak, yaptıklarını meşru göstererek unutabilir. Görmek istemedikleri şeylerden bakışlarını kaçırabilir. Fakat mağdur taraf unutamaz. Bakışlarını da kaçıramaz. Anılar anne babadan çocuğa aktarılır. Dünya dediğin şey Aomame, birbiriyle çelişen anıların sonu gelmez savaşıdır.

-Bir kez yazıya döküldü mü o artık benim öyküm olmaktan çıkar.

-Açıklanmadığı zaman anlayamıyor olman, ne kadar açıklanırsa açıklansın anlayamayacağın anlamına gelir.

-Gölge, biz insanların iyicil varlıklar olmaya çalışmasıyla aynı ölçüde şeytani bir varlıktır. Biz iyi, mükemmel ve üstün insanlar olmak için ne kadar çabalarsak, gölge de o ölçüde, karanlık, şeytani ve yıkıcı eğilimini keskinleştirir. İnsan kendi kapasitesini aşarak mükemmel olmaya çalışırken, gölge cehenneme inerek şeytan haline gelir. Çünkü doğada insanın, kendisinden daha aşkın bir varlık olması, kendisinden daha aşağı bir varlık olması kadar ağır bir suçtur.

-Anlamını açıklayamam demiyorum. Fakat sözcüklerle açıklandığı anda yitirilen anlamlar olur.

-İnsanların üstderi hücrelerinin, her gün 40 milyon tanesinin yitirildiği gerçeğini Tengo bir an anımsayıverdi. Bu hücreler koparak gözle görülmeyen zerrecikler haline gelip havada kayboluyordu. Biz de belki bu dünya için üstderi hücreleri gibiyizdir. Öyleyse birilerinin bir gün aniden ortadan kaybolması hiç de tuhaf değil.

Ben Ne Düşünüyorum?

Bazı kitaplara yorum yazmak o kadar zor ki.. Sanırım okuduğum her iyi kitapta bunu bir kez daha anlıyorum. Öyle ki okuduktan 15 gün sonra ancak cesaret edip 3-5 satır yazabiliyorum.

Haruki Murakami, 1Q84’te kocaman, bambaşka bir dünya yaratmış. Bölümleri yazarken bir bölümü Tengo’ya bir bölümü Aomame’ye ayırması da bu devasa kitabı kolayca okunabilir hale getirmiş. Çünkü sürekli merak ediyorsunuz. Şimdi ne olacak, Aomame ne yapacak, Tengo ne diyecek derken bölümler su gibi geçip gidiyor.

Kitapta, kadına şiddet uygulayan erkekleri özel bir yöntemle öldüren bir kadın, kendi halinde bir Matematik öğretmeni ve yazar iken farkında olmadan hayal bile edemeyeceği işlere bulaşan bir adam, dağ başında küçük bir komünde büyümüş, orası haricinde dünyayı doğru dürüst görmemiş, yaşadığı birtakım şeylerden dehşete düşüp komünden kaçan 17 yaşında bir kız, radikal bir dini cemaat, paralel evrenler, “iki dünya biraraya gelmeden mümkün olmayan bir aşk” ve çokça da heyecan var.

Tüm bu olaylar 1984 (ya da 1Q84 mü demeliyim) yılında geçiyor. 1Q84 ismini kitapta bir karakter buluyor. Bir şekilde artık önceden yaşadığı dünyada olmadığına kanaat getiriyor ve Question markın Q’sunu alarak yaşadığı bu yeni dünyaya 1Q84 adını veriyor.

Bir gün gökyüzüne bakıp alıştığınız parlak ayın biraz arkasında küflenmiş gibi duran yemyeşil bir ay daha gördüğünüzü düşünün. İşte bir bakıma o dehşetin hikayesi bu.

Kitap beni dünyasına o kadar çok almış ki hala gökyüzünde 2. ayı arıyorum. Bir şekilde tüm bu olayların yaşanmışlığı hissi doğuyor içimde. Belki de başka bir dünyanın mümkün olabileceğine olan inancım yüzünden bilmiyorum. Fırsatım olsa alıp başımı 2 aylı dünyaya geçer miydim onu da bilmiyorum. Biz insanlar bilmediğimiz şeylere karşı hep bir korku duymaz mıyız? Belki de sırf bu yüzden kabul etmenin zor geleceği şeyleri yok saymakta direniriz. Alışkanlıklarımızı değiştirmekten korkarız.

Kitabı zevkle okudum ama hala anlayamadığım bazı şeyler olduğu kanısındayım. Sanırım Murakami’nin en büyük hazzı da bu, okuyucunun kafasını allak bullak etmek :) Ki zaten ben de onu bu yüzden seviyorum. Bu arada küçük bir uyarı; bu kitaba başlamadan önce George Orwell’ın 1984’ünü okursanız gönderme yapılan yerlerde benim gibi bakakalmazsınız :D

Kediler Şehri hikayesi kitapta en sevdiğim ayrıntılardan biriydi. Üstelik kitap da bana biraz Kediler Şehri’ndeymişim gibi davrandı galiba. Sanki bana “Seni sevmiyor değiliz; ama buraya ait değilsin. Son treni de kaçırmadan buradan git.” dedi gibi hissediyorum.

Benim için her açıdan ilham verici bir kitap oldu. Ve unutamayacaklarım, ilerleyen yıllarda yeniden okuyacaklarım arasına girdi. Tabii bütün bunlarda Hüseyin Can Erkin’in de rolü büyük. Kusursuz denebilecek bir çeviri yapmış. Direk Japonca’dan çeviriyor olması da okuyucuyu, kitapları dıdının dıdısından okumaktan kurtarmış. Sanırım ona kocaman bir teşekkür borçluyuz :)

Kitabı Murakami sever herkese önerebilirim, ama Murakami okumaya başlamak için iyi bir tercih değil. Önceden tarzına aşina olanlar büyük bir zevkle okuyacaklardır. Ki Murakami hayranlarından bile kitabı sevmeyip yarım bırakanlar olmuş. Ben hiçbir yerinde sıkılmadım; ama siz sıkılırsanız bile sabredin, ilerleyen bölümler çok daha heyecanlı olacak. Ve sizi kesinlikle düşünmeye itecek. Hem de her şey hakkında.

Yaşadığımız dünya gerçek mi? Bilmiyorum. Siz yine de bu gece bir gökyüzüne bakın :)

Puanlama:

-Kapak Tasarımı: 5/5 (%5)
Ben bu kapağı seviyorum ya. Gerçi bi tarafta Aomame, bir tarafta Tengo olan kapak da güzel. Ama böylesi hayal gücümüzü kısıtlamamış oluyor :)   

-İsim – Kitap Uyumu: /5 (%5)
Daha ne olsun :)

-Özgün Konu – Özgün Anlatım: 5/5 (%30)
Yazar, hiç görmediğim duymadığım bir dünya yaratmış, üstelik bunu kendine has üslubuyla yapmış.

-Yazarın Dili:  5/5 (%30)
Murakami severler bilir zaten, onun kitaplarında kendine has bazı ögeler vardır. Bu kitapta da onları korumuş ve oldukça akıcı bir dille anlatmış.

-Kitabın Dünyası: 5/5 (%30)
Yukarda yazdıklarımdan sonra söylenecek çok da bir şey yok bence.

Kitabın Puanı: 5/5

16 yorum:

  1. Listeme aldım, kesinlikle okuyacağım. Teşekkürler :)
    Bu arada bloğuma da beklerim :)

    YanıtlaSil
  2. Listem de olmasına rağmen alamadım bir türlü :) Ama okumayı çok istiyorum. En kısa zaman da diyelim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. zaten böyle tam okuyacağın zamanda al yoksa kitaplıkta bi beklemeye başlarsa bir daha cesaret edemezsin :)

      Sil
  3. Bloğuna gelmeyen bir ben kalmışım sanırım canım :)
    Kitap yorumları her zaman ilgimi çekmiştir , D&R de bulabilir miyiz ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hoşgeldiiin :) ben D&R'dan aldım :)

      Sil
  4. Bu kitabı okumak istiyorum fakat fiyatı fazla geldiği için almamıştım . Almamamın bir sebebi de doğan kitaba kızdığım için. Neyse kütüphanede denk geldiği zaman alıp okuyacağım. Çok güzel yorumlamışsın. Sevgiler :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet maalesef Murakami kitapları çok pahalı :( Bana da erkek arkadaşım almıştı sağolsun :)

      Sil
  5. Vay be, yorumlamak zor filan demişsin ama güzel yorumlamışsın haa :D Ama dediğine katılıyorum ya çok beğendiğim kitapları ya çok fazla övüyorum yorumda ya da söyleyecek hiçbir şey bulamıyorum -_- Demek doğrudan Japonca'dan çeviri ha, gerçekten harika. Çevirinin çevirisini ben de tercih etmem, eden de pek olmaz zaten, çok sağlam bir kaynak olmuyor, deforme olan birçok unsur oluyor sonra romanda/kitapta.. Peki soruyorum Poşet, bu harika yazara hangi kitabıyla başlamak gerek? ^.^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah teşekkürler bebeğimm :* aslında ben de sadece 3 kitabını okudum daha. Benim başlangıç kitabım Uyku olmuştu. Sonrasında da Kadınsız Erkekler'i okudum ve en son bu. Gerçi ben hangisiyle başlarsam severdim gibi geliyor. Çünkü daha okumadan Murakami'ye aşıktım :D

      Sil
  6. Bu yazarı çok merak ediyorum ama daha önce hiç okumadım, hangisinden başlayayım? ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben Uyku'yla başlamıştım. Onu tavsiye edebilirim ama sevmeyenler de var :/ Böyle uzun öykü tarzında. İstersen Uyku'yla ilgili inceleme yazıma bi göz gezdir böylece sevip sevmeyeceğine daha rahat karar verebilirsin :)

      Sil
  7. Çok çok çok çok hemde çok istiyorum bu kitabı ama devasa.. gözüm korkuyor biraz :P

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. gerçekten başlayacağına inandığın an al ve başla, yoksa asla cesaret edemeyebilirsin :)

      Sil
  8. Gerçekten çok güzel bir yorum olmuş, emeğinize sağlık. Haruki murakami, dolayısıyla 1Q84 benim en sevdiğim yazar ve kitaplardan.. "Yorumlamak zor" derken ne demek istediğinizi çok iyi anlıyorum :) Uzun zaman olmuştu okuyalı, bu şekilde hatırlamak çok iyi geldi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkürler çok mutlu oldum :) Murakami insanda fena halde bağımlılık yapıyor :)

      Sil

Blog / Site linki içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım: Zuri