OCAK RAPORU 2018

Bi Poşet Kitap | 23:01 |


Uzun zamandır aylık rapor yazmamıştım öyle özlemişim ki.. En son Şubat 2016'da yazmışım yani o kadar 😄

Bu ay gayet iyi giderim diye düşünüyordum aslında. Gelgelelim önce O Geri Döndü'nün 16 sayfayla bu aya kalmış olması ve o kadarcık sayfayı okumayıp sürüncemede bırakışım, gerekse Kendini Aş!'ı elimden bırakmak istemeyişimle ocak ayı 3 kitapla biten bir ay olmuş oldu.

3 kitap falan ama bakıyorum her türden okumuşum.. Türk Edebiyatı olsun, popüler edebiyat olsun, kişisel gelişim olsun hepsine el atmışım mutlaka.

Gelelim bu ay okuduklarıma: 

Kitaplar hakkında ayrıntılı yoruma, başlıklarına tıklayarak ulaşabilirsiniz :)

-O Geri Döndü - Timur Vermes: 

Çıktığı günden beri merak ettiğim, Hitler gibi nevi şahsına münhasır bir kişiyi konu alışı bir de bunu Hitler'i 2014 yılında uyandırıp döneme adapte olma çabalarını anlatışıyla benim için hem komik hem de düşündürücü bir kitap oldu. Hala insanlara Führer'den bahsedip duruyorum. Baya etkisine girmişim galiba :D Kısaca severek okuduğum bir kitap oldu ve sevilenler arasına girdi bile.

-Anayurt Oteli - Yusuf Atılgan:

Bu kitap benim için hayal kırıklığıydı. Pek az kitap için böyle bir şey söylüyorum. Özellikle de Aylak Adam gibi çok sevdiğim bir kitabın yazarının başka bir kitabı için böyle bir şey söylüyor olmak benim için oldukça üzücü. Kim bilir belki de bu kitap için gerekli havamda değildim, bilmiyorum. Ama bu ay için sınıfta kaldı onu biliyorum.

-Kendini Aş! - Dr. Elizabeth Lombardo:

Tüm zamanların favorileri arasına girebilitesi olan bir kitap bu benim için. Hala etkisindeyim ve hala "Mükemmelden Daha İyi" bir yaşam için çabalıyorum. Belki de ruhen değişime çoktan açık olduğumdandı bilmiyorum, ama terapiste gitmeden önce son çıkış Lombardo'ya bir şans verebilirsiniz diyorum, tabii bu sadece mükemmeliyetçilik muzdaripleri için geçerli.

Bu ayın favori kitabı çoktan anlamış olduğunuz üzere Kendini Aş! oldu.

İzlediklerim:

Film:

-Labirent: Son İsyan: 

Seriyi resmen filmleriyle takip ediyorum. Ama filmler o kadar başarılı ki kitabını okursam hayal kırıklığına uğramaktan korkuyorum. Diğer yandan filmleri bu kadar güzelse kitapları bin kat daha güzel de olabilir tabi. Tamamen alakasız olmaları da olası 😄 İtiraf edeyim ara ara hafızamı yoklayarak önceki filmleri hatırlamaya çalıştığım oldu izlerken, ama bu filmin keyfini kaçırmadı. Kesinlikle kaliteli bir yapım ve distopyaseverlere önerilir.


-O Geri Döndü:

Kitabı bitirir bitirmez film uyarlamasını da izledim. Kitaptan daha farklı ve biraz da ürkütücü bir havası olmasına karşın yine oldukça komik ve düşündürücü bir filmdi. Ama hiçbiri benim için bir The Great Dictator değil. En sevdiğim Hitler ironisi hala Chaplin'in The Great Dictator'ü. O Geri Döndü'nün de hakkını yemeyeyim, oldukça farklı bir film tekniğiyle beyaz perdeye aktarılmış olaylar. Tek sorun benim izlediğim versiyonda (belki de hepsinde öyledir bilmiyorum) altyazıların kitaba sadık kalarak oluşturulmamasıydı. Eş anlamlı kelimeler olabilirler fakat ne demiş Murakami 1Q84'te; "Küçük nüanslar bile, bir cümleyi yaşattığı gibi, öldürebilir de" 😊



-Anayurt Oteli:

Bunda da aynı şekilde kitabı bitirir bitirmez filmini izledim. Düşündüm ki belki benim göremediğim bir şeyler vardır, filmde görebilirim. Zebercet'i daha iyi anlamak istedim. Film tam bir sanat filmi havasındaydı. Ne zaman bitecek diye bakıp durdum ve son kısmını izlemedim. Zebercet'in ruh halini gözlemlemek için güzel olduğunu söyleyebilirim yine de. Filmde kitaptaki konuşmalara sadık kalınmıştı, bu hoşuma gitti. Ama genel olarak sıkıldığım bir film oldu.


Dizi:

-Black Mirror 3. Sezon ve 4. Sezonun İlk 3 Bölümü:

İlk 2 sezondan sonra dizinin popülaritesinin artmasıyla izleyemez olmuştum. Bir yandan da içim içimi kemiriyordu ama bir şey aşırı popüler olunca onu izleyip/okuyamıyorum değişik bir huy. Fakat sonunda dayanamadım ve 3. sezonun ilk bölümünü açmamla diğerlerini de hunharca izlemeye başladım. Her zamanki gibi her bölümü üstünde haftalarca düşünmeye değer düzeyde ve efsaneydi. Fakat 4. sezonda artık biraz tekrara düşülmeye başlandığı yorumlarına da katılmamak elde değil. Bakalım hepsi bitince ne düşüneceğim.

-Nothing to Lose İlk 16 Bölüm: 

İtiraf edeyim ilk bölümleri o kadar komik ve manasızdı ki diziye devam etmekteki tek sebebim 30 dakikalık bölümlerden oluşması ve öğle yemeğimi yerken bir şeyler izlemeye duyduğum ihtiyaçtı. Fakat bölümler ilerledikçe diziyi sevdim gibi de. Hala biraz nötrüm sanırım.

Bu ay izlenenlerden favorim Black Mirror oldu tabii ki.

Bu Ay Spotify'da:






Favori listem Soğuk'tu. Mütemadiyen bunu dinledim. Ve gerçekten hepsi birbirinden güzel şarkılar. İnsanın sıcak çikolatasını alıp pencere kenarında karı izlerken bir yandan da bu listeyi dinleyesi geliyor. Burda her ne kadar hiç kar yağmamış olsa da bu listeyle biraz kar hasretimi yatıştırdım. Özellikle ilk şarkıları, tam benlik.










Bende ocak ayı böyleydi. Siz neler yaptınız bakalım? 😊

30 yorum:

  1. Kar kürene ba yıl dım! :D Black Mirror'un ilk bölümünü izlemiştim sadece neden devam etmedim bilmiyorum. Labirent serisini ben de okumayıp filmlerini izlemeyi düşünüyorum :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. teşekkürlerr, geçen yılki doğum günü ganimetim :D Black Mirror'ın ilk bölümü izleyicinin kaderini belirliyor gibi biraz, oldukça tuhaf çünkü :D ya hep izleyip ya hiç izleyemiyor insan :D

      Sil
  2. hımm kendini aş listenin yıldızı herhaldesi. ya ne diziler var yaa vallaaa sor sen bana gerekinceee :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. senin dizilere bi el atıcam bu ay du bakalım :)

      Sil
  3. Black Mirror benim için de çok güzeldi. Keşke Vikings 5.sezon da güzel diyebilseydim ama pek hoşlandım bu sezonki bölümlerden. Maze Runner serisinin en çok ilk filmini sevdim, daha son filmi izleyemedim. Keyifli bir ay geçirmişsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maze Runner ilk filmi benim için de apayrı bir yerde. Her ne kadar diğer filmler de başarılı olsa da aynı tadı veremiyor ilkiyle.

      Sil
  4. Labirent serisinin kitaplarını filmini izlemek istediğim ama filminden önce kitaplarını okumayı daha çok istediğim için bir acele almıştım. Ama ne yalan söyleyeyim seriyi pek beğenmiyorum ben. Bunu sık sık söylemem ama filmleri bence daha güzel. Tabii serinin seveni de çok. Renkler ve zevkler mevzusu sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu serinin kaderi biraz filmler üzerinden yürümek galiba. Filmler o kadar başarılı ki kitap gölgede mi kalıyor ne :) oldukça nadir bir durum :)

      Sil
  5. Bende bu ayı 4 kitapla kapattım . Umarım diğer ay daha çok kitap okursuun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler canısı, bir reading slump hakimiyeti var sanırım üzerimde :/

      Sil
  6. Labitent'i okuduğum için ikinci filmde koptum. Kitabıyla farklı gidiyor çünkü. Anayurt Oteli'nin filmini izlemiştim. Oyyy, izlediğim en sıkıcı filmlerdendi.

    Verimli bir ay olmuş:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. hahah Anayurt Oteli konusunda yalnız olmadığıma sevindim :D

      Sil
  7. Kendini Aş! kitabını merak ediyordum. Yorumu gördükten sonra daha çok almak istedim. Labirent'in son filmine bir türlü gitme fırsatım olmadı. Umarım gidebilirim.
    Keyifli okumalar!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. konusu ilgini çekiyorsa Kendini Aş'ı seveceğine inanıyorum :) çok teşekkürler :)

      Sil
  8. Liste kabarık. Ben teze başladığımdan beri normal kitap görmediğim için bir dağlı gibiyim. Sen bir ara film ve kitaplar olarak bir seri yap bakalım. Filmle eşlenikleri nasıl görürdük. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. iyi fikir aslında ruhsuzcum baya zaman gerektirir ama düşüneyim ben bunu bi :)

      Sil
  9. Anayurt Oteli zor bir kitaptı özellikle de uzun ve karmaşık cümleler okuru yoruyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sorunun bende olmamasına sevindim :D

      Sil
  10. Film, kitap ve müzik daha ne olsun 😉

    YanıtlaSil
  11. Kendini Aş'ı senden duydum ve okuma listeme ekledim.

    Okuduğun kitapların hemen filmlerini izlemeni takdir ettim. Ben çekiniyorum. Özellikle sevdiğim bir kitapsa izlemiyorum, kafamdaki haliyle kalsın istiyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kendini Aş'ı seversin umarım, konu ilgini çektiyse zaten kesin seversin :) bazen ben de kitaptan sonra filmi izlemeye çekiniyorum ama izlemezsem de kulunç olur içimde biliyorum :D

      Sil
  12. Şubat ayı umarım kitap anlamında daha dolu dolu geçer :) Anayurt Oteli'ni okumamın üzerinden çok geçse de benim de keyif alamadığım bir kitap olmuştu. O Geri Döndü kitabı ilgimi çok çekti, şu an elimde Hitler'e Sordunuz Mu? kitabı var. Elimdekini okuduktan sonra O Geri Döndü'yü okumayı düşünüyorum bende.
    Sevgiler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hitler komedilerini seviyorsan O Geri Döndü'yü seversin bence :)

      Sil
  13. bu tür aylık dökümleri okumayı çok seviyorum ama ne yazık ki kendim bir türlü yapamıyorum :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. yazması da bir o kadar keyifli aslında eylemcim, hem yıllar sonra şööyle bi bakma şansın oluyor ne yapıp ne ettiğine topluca :)

      Sil
  14. Anayurt Oteli'nin filmi mi varmış dedim okurken. Okuması zor bir kitaptı.
    Ben bu raporlara bayılıyorum özellikle yıl sonu ne okudum, izledim, dinledim serileri çok güzel.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben de kış okuma şenliği listem için beyazperdeye aktarılmış kitaplara bakınırken fark etmiştim filmi olduğunu :) ay sonunu şööyle bi gözden geçirmek açısından keyifli oluyor evet :)

      Sil
  15. Son İsyan'ı merak ediyorum. Kitapla filmi karşılaştırırım diye( her zamanki gibi), fakat aradan o kadar zaman geçti ki kitabı unuttum :-D En büyük hobimi hakkıyla gerçekleştiremeyeceğim :-D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. film kitaptan kopuk diyor okuyanlar, sanırım daha farklı ilerliyor :)

      Sil

Blog / Site linki içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...
Tasarım: Zuri